Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Türkiye ev genci sayısında OECD şampiyonu

Eğitim-Bir-Sen’in “Eğitime Bakış 2024” raporu, 14-17 yaş grubunda okullaşma oranının hâlâ hedeflenen düzeyin altında olduğunu ortaya koyarken, ne eğitimde ne istihdamda olan (NEET) gençlerin oranının OECD ülkeleri arasında Türkiye’de en yüksek seviyede olduğunu vurguladı. Raporda ayrıca öğretmen açığı, bölgesel eşitsizlikler ve öğrenci başına harcama gibi yapısal sorunlara dikkat çekildi.

Eğitim-Bir-Sen’in “Eğitime Bakış 2024” raporu, 14-17 yaş grubunda okullaşma oranının

Eğitim-Bir-Sen’in yayımladığı “Eğitime Bakış 2024: İzleme ve Değerlendirme Raporu”, Türkiye’nin eğitim sistemine dair önemli veriler ve çözüm önerileri sunuyor. Raporda, 2023/2024 eğitim-öğretim yılında toplam öğrenci sayısının 18 milyon 710 bin 265 olduğu belirtiliyor. Özellikle 14-17 yaş grubunda net okullaşma oranının %91,3 olduğu; kız öğrencilerde bu oranın %91,8, erkek öğrencilerde ise %90,7 olarak gerçekleştiği vurgulanıyor. Ancak, ortaöğretimin zorunlu olmasına rağmen, bu yaş grubundaki çocukların %8,7’sinin eğitim dışında kaldığına dikkat çekiliyor.​

Açık öğretim liselerindeki öğrenci sayısının bir önceki yıla göre 1 milyon 117 bin azalarak 1 milyon 229 bin 802’ye düştüğü ve bu düşüşün nedenlerinin detaylı olarak incelenmesi gerektiği ifade ediliyor. Özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin ilköğretimde sayısının arttığı, ancak ortaöğretimde bu sayının düşük kaldığı belirtilerek, özel eğitim alan öğrencilerin ortaöğretime erişimini artırmaya yönelik politikaların geliştirilmesi öneriliyor.​

18-24 YAŞ ARASI HER ÜÇ GENÇTEN BİRİ NE EĞİTİMDE NE DE İSTİHDAMDA

18-24 yaş aralığında ne eğitimde ne istihdamda olan (NEET) gençlerin oranının %31,1 ile OECD ülkeleri arasında en yüksek seviyede olduğu belirtilerek, bu gençlere yönelik etkin politikaların geliştirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca, son yıllarda öğretmen atama sayılarının düştüğü ve mevcut öğretmen ihtiyacının karşılanması için atama sayılarının artırılması gerektiği ifade ediliyor.​

Türkiye’de öğretmen ve okul yöneticilerinin maaşlarının kariyer düzeylerine göre OECD ülkeleri ortalamalarına yaklaştırılması gerektiği belirtiliyor. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısının OECD ortalamalarının üzerinde olduğu ve iller arası eşitsizliklerin devam ettiği vurgulanarak, dezavantajlı bölgelere öncelik verilerek okul ve derslik yapımının gerçekleştirilmesi öneriliyor. Son olarak, öğrenci başına yapılan harcamanın Türkiye’de 4 bin 219 dolar iken OECD ortalamasının 11 bin 703 dolar olduğu belirtilerek, bu farkın azaltılması gerektiği ifade ediliyor.