Eğitim kurumlarının kaynak sıkıntısı çektiği bir dönemde, bu büyüklükte bir bütçenin bir kapıya ayrılması, akıllara önceliklerimizin ne olduğunu sorgulatan bir tablo çiziyor.
Üniversite, 19 Eylül 2024’te gerçekleştirdiği ihale sonucunda Bena Mühendislik Limited Şirketi ile sözleşme imzaladı. Ancak dikkat çeken bir detay, bu şirket hakkında kamuoyunun neredeyse hiçbir bilgiye sahip olmaması. İnternet aramalarında herhangi bir geçmişi ya da referansı bulunmayan, yalnızca Ankara merkezli olduğu bilinen bir şirketin bu denli büyük bir projeyi üstlenmesi, soru işaretlerini artırıyor. Şeffaflık, kamu ihalelerinde en temel beklentilerden biridir. Ancak bu durumda, ne ihale sürecinin detaylarına ne de şirketin geçmiş performansına dair bir bilgiye ulaşılabilmesi, haklı bir kuşku yaratıyor.
Bu harcama, daha da önemlisi, üniversitenin kaynaklarını nasıl kullandığına dair ciddi bir tartışma başlattı. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’nin kampüsünde hâlâ tamamlanmayı bekleyen inşaat alanları bulunuyor. Sosyal donatı alanlarının eksikliği, öğrencilerin eğitim ve yaşam koşullarını zorlaştıran bir gerçek. Ancak bu eksikler giderilmek yerine, bir giriş kapısına milyonlarca lira ayrılması, yönetimin önceliklerini sorgulatıyor.
Eğitim kurumları, yalnızca bina inşa ederek değil, aynı zamanda öğrencilere ve akademik hayata katkı sağlayarak büyür. Ancak Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi, bu anlayıştan uzak bir tablo çiziyor. Kaynakların kapı gibi tali projelere ayrılması, öğrencilerin eğitim kalitesini artıracak laboratuvar, kütüphane ve spor tesislerinin eksikliğini daha da belirgin hale getiriyor.
Üniversitenin bulunduğu şehirle ve toplumla olan bağları da tartışmalı bir durumda. Yerel basın, Bandırma’nın ve Balıkesir’in kalkınmasında önemli bir role sahip. Ancak üniversite, yerel basına ve yerel değerlerle iş birliğine gereken önemi vermiyor. Böylesi büyük projelerde yerel şirketlere şans tanımak ya da yerel basının bu süreçlere dahil edilmesini sağlamak, üniversitenin toplumsal entegrasyonunu güçlendirebilirdi. Ancak ne yazık ki bu fırsatlar değerlendirilmedi.
27 milyon TL’lik harcama, hem büyüklüğüyle hem de ardında bıraktığı soru işaretleriyle ciddi bir denetim ihtiyacını işaret ediyor. Kamu kaynaklarının bu şekilde kullanılması, yalnızca israf değil, aynı zamanda öğrencilerimizin geleceğine yapılan bir haksızlık olarak görülmeli. Üniversite yönetiminin bu konuda şeffaf bir açıklama yapması, hem kamu vicdanını rahatlatmak hem de eğitime olan güveni yeniden tesis etmek adına elzemdir.
Sonuç olarak, bir üniversiteyi büyük yapan şey kapılarının ihtişamı değil, eğitimdeki başarılarıdır. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’ne düşen görev, önceliklerini yeniden gözden geçirmek ve hem öğrencileri hem de toplumu memnun edecek adımlar atmaktır. Aksi takdirde, bu tür projelerle anılan bir üniversite, değer kaybetmekten kurtulamayacaktır.